Elif Zülfikar Senior Project Manager

Sanatçı ruhlu ama muhasebeci bir baba ile benim için ‘Wonder Woman’ geri kalan herkes için tekstil tasarımcısı bir annenin ilk çocuğu olarak 3 Ekim 1992’de İstanbul’da dünyaya geldim. Tipik bir terazi oluşumu çocukluğumdan itibaren hayatımdaki herkese hissettirdim.

Herkesin hayatında akışı değiştiren kilometre taşları vardır. Benimki de bir gece televizyonda izlediğim bir Spielberg filmi oldu. “Minority Report”u izledikten sonra sinemaya olan ilgim dizginlenemez bir hal aldı. İzledikçe merak ettim, anladıkça araştırdım ve sonunda bir bilim-kurgu hayranı oldum çıktım. Blade Runner’da Ridley Scott’la gelecekte dolaştım, 2001: A Space Odyssey’de Stanley Kubrick ile başlangıç ve son arasındaki boşlukta mükemmelliği aradım. Sonra da kendimi Fellini’den Varda’ya, Lynch’ten Scorsese’ye kadar birçok yönetmeni anlamaya çalışırken buldum. Sinema atölyelerine katıldım, sinefillerle sohbet ettim, sürekli anlamaya/anlamlandırmaya çalıştım, sinema kültürüne dair pek çok şey öğrendim.

Sinemaya olan ilgim nedeniyle aklımda hep psikoloji okumak vardı; ancak hayat bu isteğimi sosyolojiye evriltti (iyi ki de öyle olmuş). 2011’de ilk tercihim olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji bölümünü kazandım. Bu süreçte kendimi keşfettim; lise tutkum edebiyatın yanına üniversitede –daha çok- sinema, felsefe, görsel sanatlar, reklam, medya ve daha birçoğunu ekledim. İletişim, medya ve sinema üzerine dersler aldım. Entelektüel sermayesine hayran olduğum hocalarımın öğrencisi oldum.

Var olan şeyler üzerinden keşifler yapmak bana hep çok cezbedici geldi, kavrayışımı artırmayı çok sevdim. Bitirme tezimi yazarken pazarlama ve reklam sektörlerine ilgi duymaya başladım. Sonuç olarak da erkek bedeni, stratejik pazarlama ve reklam ilişkisini irdeleyen bir araştırma tezi sahibi oldum. Düşünerek geçen dört yılın ardından psikoloji, sosyoloji ve felsefe donanımlarını edinmiş bir sosyoloji mezunu olarak 2015 yılında lisans eğitimimi tamamladım. Sinema yüksek lisansı mı sosyoloji mi derken ve hala “daha çok” öğrenmek istiyorken kendimi ailemin moda tasarım ve danışmanlık firmasında çalışırken buldum; buradaki maceramı bir yıla yakın içerik yazarı ve proje tasarımcısı olarak sürdürdüm. Paris’te erkek giyim fuarından İstanbul’da gelinlik fuarına kadar birçok organizasyonda yer aldım. Sonra aradığımın bu sektörde olmadığını anlayıp yeni pratikler edinme isteğiyle doldum taştım ve araştırmacı olmaya karar verdim.

Tüm bunların ardından 2016 yılının mayısında kantitatif departman stajyeri olarak girdiğim Sia’da araştırma sektörünün benim için biçilmiş kaftan olduğunu anladım. Her şeyi bilme isteğimi rasyonalize edecek bir meslek bulmuştum kendime, daha güzel ne olabilirdi? Eylül ayına geldiğimizde staj süresince yatkınlığımı keşfettiğim kalitatife geçiş yapmıştım bile. Sia’da işini tutkuyla yapan insanlarla keşfetmenin ve öğrenmenin verdiği hazla çalışmaya devam ediyorum.